URFA'DA RAMAZAN VE KURAN MUKABELELERİ

Geçmiş yıllarda hemen hemen her evde günlük olarak okunan kuran-ı kerim artık sadece taziye evlerinde okunmakta. Ya da her ramazan ayında camilerde cemaatle birlikte mukabele şeklinde okunmakta. Hatırlıyorum da dedelerimiz, ninelerimiz her gün avlunun bir ucunda bağdaş kurup rahleyi önüne alarak kuran-ı kerim okurdu. Bu okumalar sırasında hiç kimse ses çıkarmaz, haşarı çocuklar kararlı ve sert bir tonla ikaz edilirdi. Tabi bu kuran'a gösterilen saygının neticesiydi.

Her ramazan ayında genellikle sahur mukabelelerini takip etmeye çalışırım. Sahur vakitlerinin o sükuneti ve ruhlarımızın maneviyata teslimiyeti beni kendimle buluşturur. Hele hafız efendilerin, özellikle kurra ve makam sahibi olanlarının sedaları ile mest olurum. Kuran-ı kerim okumasını bilmiyorsanız bile bir dinleyici olarak bu tür duyguları yaşamanızı ve cemaat sevabından faydalanmanızı özellikle tavsiye ederim.

Ancak, şu hususu belirtmek isterim: Sanırım bir çoğunuz benim gibi sadece kuran-ı kerim'i okuyor ama anlamını bilmiyorsunuz. Bu nedenle okunan ayetlerin neyi anlattığını hangi olaydan bahsettiğini anlamıyorsunuz. Eğer bu ramazanda kuran mukabelelerine katılmayı düşünüyorsanız size önerim; her gün okunacak cüzün Türkçe mealini evinizde bir kez okuyup öyle mukabeleye gidin. Böylece o gün okunacak cüz'de nelerin anlatıldığı hakkında bilginiz olmuş olur.

Gelelim Urfa ‘da ramazan'a. Urfa'mızda ramazan ayları bir başka güzel geçer. Eski yaz ramazanlarındaki bir takım adet ve geleneklerimizi yeni nesile de tanıtalım. Onlara Ulu camideki iftar topu atılışını yüksek bir yerden izlettirelim. Teravih namazlarını kılmalarını sağlayarak o tempoyu ve değişik bir üslupla okunan salavatları dinlettirelim. En azından bir defa sahur cüzüne götürüp o asude vaktin güzelliğini gösterelim. Artık pek yapılmayan yöresel yemek çeşitlerini ve ramazan ayına has ev tatlılarının damak zevkini yaşamalarına imkan tanıyalım.

Gündüz, çocuklarımızı götürüp onlara Haşimiye meydanı ile Atar pazarı civarından Balıklıgöl'e kadar olan eski tarihi çarşı ve mekanlardaki hareketliliği, ramazan ayının manevi havasını solumalarını sağlayalım. Hele namaz vakitlerinde, Dergah civarında her camiden aynı anda yükselen ezan seslerini dinlemelerini özellikle belirtiyorum. İfar vakti tüm aile fertlerinin sofra başında ezanı beklemeleri kadar muhteşem bir tabloyu ise düşünemiyorum. Kadir gecesini özel bir ibadet programı ile hep beraber geçirmeye ve arefe gününü bayram sevinciyle karşılamalarına vesile olalım. Bir de şu unlu mamuller satan yerlerden değil de, kendi evimizde az bir miktar da olsa külünçe yaparak o seramoniye tanık olmalarını gerçekleştirelim. Bu ayın tüm güzelliklerinin onların çocukluk hafızalarında özel bir yer teşkil etmesi için elimizden gelen tüm çabayı lütfen gösterelim. Sanırım bu , geçmişten devraldığımız kültür mirasımızın bizden sonra ki nesillere karşı devri ve yaşatılması için mecburi bir görevimizdir.

Hayırlı ramazanlar.

Muhabbetle...

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

Anket